In the visual arts market where capitalism is dominant, it is not art, but the name of the advertisement is important. While discussing how correct this approach is, I have created the idea of ​​writing my own manifestos as an artist.

When I look at the art market as an artist born in 1946, I remember doing pictures of Gerald Richter, for example, in the 1970s. When I examined Frank Stella, in the years when I was referred to as a young artist who was his future, I was striving for my art in America. One day when he had a gallery in Chicago and said, "If only you were born in Chicago," I was very surprised that art was remembered for nationalism, and I was hesitant about the galleries.

In the 1970s I worked hard to develop my own style and to build my own technique and to do my research. My purpose was not to do what no artist has done in the world. While thinking about my art that I would develop myself, my studies gave clear results and I constantly made new experimental works. Today the spreading of the flow technique in the world was the result of my mini-exhibition and the 12-day performance I opened at The Art Institute of Chicago in July 1987. I was doing the first period of the coloring technique that I used today, and when my flushing technique began to spread in the 1990s, I began working with other versions of my technique and today with a technique that no artist has done in the world, and with the sculptures that conjure up different images and illustrations, I have an important place in the art, but in the visual arts market where the ancestor is the forefront, Van Gogh fades.

It is not ethical to copy works in the field of art and present them as their own works, but unfortunately they can not have a patent right in visual arts, so the artists can do similar works with each other, but the first one who has made a certain style can not renew itself, if. Even if it is an artist from an aspiring world like me, even an American citizen, those who evaluate art in terms of nationalism somewhere resist to give a chance. If I could have been a supporter in the past, I would have been like a Damien Hist today. N naively I have never been such a supporter. As the first artist to paint the world's snow in Chicago, the Grand Park, which is the Millennium Park today, was laughed and supported during the snow picture study I made in 1993, when two groups of police officially stamped the grounds and arrested me to arrest me. But the support I see from the Chicago police, unfortunately, I did not see it on the art market, and I was left with the news of the CBS radio interview and the AP agency.

Just as you do not have the money or a strong insurance, you do not get enough health care, you do not have a strong backer on the money or behind you, but you do not care who you are. The auction companies first look at how much money you have sold, and if you can sell it, they give you the chance that the works are worth the money. However, they do not think whether the value of your art is authentic, whether or not you will make a revolution in visual arts like Van Gogh in the future, or if they are indexed to the money. This is the situation of the world visual arts market we are in today.

I've been struggling to do something new all the time, up to 72 years old. The money I earned in Sanart again spent my own research, art materials, and art travels. Those who want to buy artworks from me have always looked at how they are piled up and as an artist, I am exploited like many artists. I now have a new experience in the art of the arts through my representatives who are engaged in believing in my art in England and running to provide strong support and I know that if I do not succeed I will surely be burnt in the future and my art will not be appreciated until now, and maybe 200-300 birthdays will be celebrated with art. All these are not claims, but realities that the world art market will live in the future.

Artists who have developed their own techniques in the twentieth century and made art by establishing their own styles, such as Jackson Pollock, Andy Warhol, Kooning, Gerald Richter, and Keefer, are now referred to as artists who have entered the world of art history in visual arts. All of these artists do not have a very different side from what I do, they all stand in their own way and they are very important in world art with their differences. What I have put forward in my world visual arts is my technique, style, and art philosophy. I was supposed to be born in the west and in the west, which is one of those names. I am also against racism and the nationalism of the artist. The artist represents the whole world, and the person in the farthest corner of the Amazon is the same for the artist in NewYork's belly, and they are no different from each other. Those who have accomplished the firsts in the art are important, and therefore the Westerners are also important for establishing the visual arts market, but they should be mentioned with great care, regardless of the world that made them firsts as artists.

 Is not art important or fame to be an important a name

 Kapitalizmin egemenliği altına almış olduğu görsel sanatlar piyasasında sanki sanat değil de, reklamı yapılan isim önem taşımaktadır. Bu yaklaşımın ne kadar doğru olduğu tartışılırken, bir sanatçı olarak kendi manifestomu yazmak fikrini oluşturdum.

 Yücel Dönmez

 

1970'li yıllarda kendi üslubumu geliştirmek ve kendi tekniğimi kurmak için çok çalışıyor ve  araştırma yapıyordum Amacım dünyada hiçbir sanatçının yaptıklarını yapmamaktı. Kendi geliştireceğim sanatımın düşünü kurarken, çalışmalarım neticesini verdi ve sürekli yeni  deneysel çalışmalar yaptım. Bugün akıtma tekniğinin dünyada  yayılması, 1987 yılı Temmuz ayında The Art Institute of Chicago'da açtığım mini sergi ve 12 gün süren performanslarım  sonucu olmuştur. O zamanlar bugün  kullandığım renkçi tekniğimin ilk dönemini yapıyordum ve akıtma temelli tekniğim 1990'lı yıllarda yayılmaya başlayınca, tekniğimin diğer versiyonlarını çalışarak, bugün dünyada hiç bir sanatçının  yapmadığı bir teknik ile çalışmaya başladım ve  ortaya koyduğum farklı resimlerim ve resimlerimi çağrıştıran heykellerim ile, biliyorum ki günümüz sanatında önemli bir yere sahibim fakat, ayaırımcılığın ön planda olduğu görsel sanatlar piyasasında, Van Gogh kaderi yaşatılıyorum.

Londra görsel sanatların dünyadaki başkenti sayılıyor ve Londra'da 508 King Road galeride sergilediğim resimlerim,  büyük beğeni aldı. Geçmişte  benim The Art Institute of Chicago'da  yaptığım performanslarım zamanında 13 yaşında olan bir kızın, Sotheby's müzayedesinde benim çalışmalarımın neredeyse birebir benzeri olan bir resminin 70 bin dolara satıldığını öğrendiğimde, görsel sanatlar dünya piyasasının da kapitalizmin ticari çarkları arasında, kötü bir ayırımcılığı körüklediğini fark ettim. Oysa sanat benim için etik kuralların geçerli olduğu bir platformdu ve hayat tecrübemde bir kez daha yenilmenin tadını, dünya sanat piyasasının haksızlığı karşısında tadmış oldum.

Sanat alanında  eser kopyalamak, kopyaladığı eseri kendi eseri gibi sunmak etik değil fakat ne yazık ki görsel sanatlarda bir patent hakkı olamadığı için, sanatçılar birbirlerinin benzeri çalışmalar yapabiliyorlar fakat, belli bir üslubu ilk yapmış olanın da hakkı yenilemiyor eğer ki, Batı'da kendisine sahip çıkılmış ise. Benim gibi üçüncü dünya ülkelerinden bir sanatçı, Amerikan vatandaşı bile olsa, bir yerde  sanatı milliyetçilik açuısından değerlendiren kesimler, şans vermemek için direniyorlar. Eğer arkamda  geçmişte bir destekçim olabilseydi bugün ben de bri Damien Hist gibi, yol almış olurdum. N eyazık ki böyle bir destekçim hiç olmadı. Chicago'da dünyada kar üzerine resim yapan ilk sanatçı olarak, bugün Milenyum park olan Grand Park da 1993 yılında yaptığım kar resmi çalışması sırasında,  iki grup polis beni tutuklamak için  resim yaptığım sahayı bastı ve izin almış olduğumu  öğrenince güldiler ve desteklediler. Fakat Chicago polisinden gördüğüm desteği ne yazık ki sanat piyasasından göremedim ve CBS radyo röportajı ve  AP ajansının haberi ile yetindim. 

Nasıl ki paran veya  güçlü bir sigortan yoksa, sağlık hizmetini yeterince alamıyorsan, paran veya arkanda güçlü bir destekçin yoksa da, istediğin kadar dünya sanatında benim gibi ilklere imza at kimsenin umurunda olmuyor. Müzayede  şirketleri önce senin kaç paraya eserlerini satmış olduğuna bakıyor ve eğer satabilmişsen, demek ki eserlerin para ediyor diye sana şans veriyorlar. Oysa senin sanatının değeri, özgün olup olmadığı veya senin bir Van Gogh gibi gelecekte  görsel sanatlar da  bir devrim yapıp yapmayacağını düşünmüyorlar, varsa da yoksa da paraya endekslimisin ona bakıyorlar. İşte bugün içinde bulunduğumuz dünya görsel sanatlar piyasasının durumu budur.

İçinde bulunduğum 72 yaşıma kadar, sürekli yeni bir şeyler yapabilmek için uğraştım. Sanattan  kazandığım paraları yine kendi araştırmalarıma, sanat malzemelerime ve sanat seyahatlarınma harcadım. Benden sanat eseri satın almak isteyenler hep nasıl kazıklarız diye baktılar ve sanatçı olarak ben de bir çok sanatçı gibi sömürüldüm. Şimdi İngiltere'de benim sanatım için inanarak  uğraşan ve güçlü bir destek sağlayabilmek için koşturan temsilcilerim vasıtasıyla, sanat piyasasında yeni bir deneyime girmiş bulunuyorum ve biliyorum ki, eğer başaramazsam mutlaka gelecekte onurla hatırlanacağım ve arkamdan methiyeler yakılacak ve sanatım, yapıtlarım göklere çıkarılacak ve de belki de 200-300 üncü doğum günlerim de sanatımla anlarak kutlanacaktır. Bütün bunlar iddia değil, gelecekte dünya sanat piyasasının yaşayacağı gerçeklerdir.

20 Yüzyılda kendi tekniğini geliştiren ve kendi üslubunu kurarak sanatını yapan sanatçılar örneğin Jakson Pollock, Andy Warhol, Kooning, Gerald Richter, Keefer bugün  görsel sanatlarda  dünya sanat tarihine girmiş olan sanatçılar olarak  anılıyorlar. Tüm bu sanatçıların yaptıklarının benim yaptıklarımdan çok farklı bir tarafı yok, hepsi kendilerine göre bir  duruş sergilemişler ve farklılıkları ile dünya sanatında  önemle anılıyorlar. Peki benim dünya görsel sanatlarında ortaya koymuş olduğum tekniğim, üslubum ve sanat felsefem neden anılmasın ki. İlle de Batıda mı doğmuş olmam gerekiyordu ki bu isimlerin arasına gireyim. Irkçılığa da, sanatçının milliyetçiliğine de karşıyım. Sanatçı tüm dünyayı temsil eder ve Amazon'ların en ücra köşesindeki insan da, NewYork'un göbeğindeki insan da sanatçı için aynı değerdedir ve birbirinden insan olarak farklı değillerdir. Sanatta ilkleri başarmış olanlar önemlidir ve bu yüzden Batılılar da görsel sanatlar piyasasını kurdukları için önemlidirler fakat, sanatçı olarak ilkleri yapan dünyanın neresinden olursa olsun, önemle anılmalıdır ve anılacvaktır da... 

 100x120 cm "Doğa ve mekanik" 

 80x100 cm Renklerin farklı dili

 160X130 cm "gİrdap"

 Duvar heykeli 58x64x16 cm

 130x160 cm                                                                  130x100 cm                                                               80x60 cm

 130x100 cm                                                               160x130 cm                                                                100x80 cm